22 Temmuz 2015 Çarşamba
replika saat ve varlık bilgileri67
replika saat ve varlık bilgileri67 sizlere bir daha yazan replika saat çok çalıstı ve replika saat diyorki 1ar, günkü bu ilişkilerin, kendisinden kalkarak kuruldukları varlık değildir, Sadece, bu ilişkilerin kuruldukları bizatihi ‘'şımdı'dc, varlık hırın dışııul.ıdır, yani bu ilişkilerin açığa çıkışıyla eşzamanlılık halm^ yeni dışsallık ilişkileri açığa çıkar ve temeli soz konusu buradeıbohnç, birincilerle bir dışsallık münasebeti içindedir. Ama varlığın yerim mekilnsal ilişkilerin devamlı bir biçimde süren dışsallığı, temelini anejk nnsu bımKİubinin kendi dışında olmasında bulabilir. Vc gerçeklenme!, nın bir yenleıı geçliğini söylemek, onun hâlâ oradayken esasen arnkot^ dığı, yanı kemli kendisine nispeüe, eksıaiık bir varlık munasebe', salı bir dışsallık münasebeti içinde olduğu anlamına gelir, Bcvlecerarı^ ki burıuidbilerin dışında olarak açığa çıkıığı ölçüde "yer" vardır. Yevaİ dışsalhkıan ıbareimişçesine tezahür etmediği için, tersine çoklanondaıj olduğu ölçüde, o yerden geçiş vardır. Hareket böylecc kendi dışındaob lığın varlığıdır. Hareket vesilesiyle gündeme gelen vagane mcıafii diye dışsallık sorunudur. Bu ne anlama gelir-
Hareket içinde, varlık A’dan B’ye geçtiği zaman hKİm şevdeğışmeaiı tır ki, varlığın nileliği kendı-içine buiıulahi oktrak göamen varlığııeınsıl rak başka bir niteliğe dönüşmez. Hareket hiçbir biçimdebiriûrdönû^p düşünülemez; niteliği etiimselleşfitTnediği gibi, onu özünde değişıklte maz. Nitelik taslamam ne ise o olarak kalır; değişen, onun varlıkiarij masasının üstünde yuvarlanan şu kırmızı top kırmızı olmayıhiçbıışel maz, ama olduğu bu kırmızıyı dingin haldeyken olmuş olduğu kim tarzda olmaz; ortadan kalkma ve süreklilik arasında belirsizlikhalint
tekim, çoklan B’de olan olarak, bilardo lopu A’dayken ne idiyse onun dışındadır burada kırmızının yokoluşu vardır, ama kendim Cde bulan olarak, B'mn oiesin-tieolan olarak bilardo lopu bu yokuluşun da dışındadır. Böylecc oriadan kalkma aracılığıyla varlıklan ve varlık aracılığıyla da oriadan kalkmakian kuriulur Şu halde dünyada, özgünlüğü asla olmamak olan bir buradaki lürüyle karşılaşılır ama bunların bu yüzden birer hiçlik olmaları gerekmez. Kendi-içının büiün bu huiudûkıler üzerinde kökensel olarak kavrayabileceği yegane münasebet, kendiye dışsallık münasebetidir. Çünkü dışsallık hiç olduğundan, “kendiye dışsallıgın” lext^rioritâ-â-soil olması için kendi kendinde, kendi kendisinin münasebeti olacak bir varlığın olması gerekir. Kısacası, bir kendi-içine kendi-ye-dışsallık olarak kendini gösteren şeyi kendindeye özgü terimlerle tanımlamamız mümkün değildir. Bu dışsallık ancak burada olduğunu kendi kendinde çoktan orada olan bir varlık tarafından, yani bir bilinç tarafından keşfedilebilir. Düpedüz varlığa özgü bir hastalık gibi beliren, yani bazı buradakiler için hem kendi olmak hem de kendi kendinin hiçliği olmak imkânsızlığı şeklinde ortaya çıkan bu kendi-ye-dışsal-hk, kendini dünya üzerindeki hiç gibi, yani tözselleştirilmiş bir hiç gibi olan bir şey aracılığıyla göstermek zorundadır. Nitekim kendi-ye-dışsallık hiçbir biçimde eks-tatik olmadığından, hareket edenin kendiyle münasebeti salt farksızlık münasebetidir ve ancak bir tanık tarafından keşfedilebilir. Bu, kendini yapamayan bir ortadan kalkma ve kendini yapamayan bir görünmedir. Kendi-ye-dışsallıgı ölçen ve imleyen bu hiç, tek bir varlık birliği içindeki dışsallık oluşumu olarak yörüngedir. Yörünge kendini çizen çizgidir, yani mekân içindeki ani bir sentetik birlik görüntüsüdür, hemen anında sonsuz dışsallık çokluğu halinde çöken bir yanıltıcı görüntüdür. Buradaki dinginken zaman mekân vardır, hareket etmeye koyoıldu-ğunda, mekân kendini doğurur ya da dönüşür. Yörünge asla olmaz, çünkü hiçtir: hemen anında çeşitli yerler arasındaki salt dışsallık ilişkileri halinde, yani farksızlığın sıradan dışsallığı ya da mekânsallık içinde yok olur. Hareket de daha çok ol mafeto değildir; hareket kendini ortadan kaldırmayı da bütünüyle olmayı da bc şaramayan bir varlığın yok-mertebesindeki-varlığıdır; bizatihi kendindenin ba; nnda, farksızlık dışsallıgının belirmesidir. Düpedüz bir varlık titreşimi olan 1 beliriş, varlığın olumsal serüvenidir. Kendi-için, bu titreşimi ancak zamansal el taz içinde ve hareket edenin kendi ile ekstatik ve devamlı özdeşleşmesi içir kavrayabilir. Bu özdeşleşme hiçbir işlemi ve özellikle
lirmesini sağlar, N4ekAn hareket aracılığıyla kendim zaman içiikI,. ket, kendiye dışsallık izi olarak çizgiyi çizer. Çizy!,\ haicket aynı arıd^ ve mekânın bu zamansal birlik hayaleti, zamandışı mekânın ıçmd,. ^'“b, nüşüm olmaksızın olan salt dağılım çokluğu içinde, kesiniisiza' cnr ^ Kendi-için, şimdiki zamanda, varlığa mevcudiyetiır. Ama devatniı ezeli özdeşliği bu mevcudiyeti şeyler üzerindeki bir yansı tılarak kavtarr" kân vermez, çünkü olanı devamlılık içinde ne idiyse ondan larkhlaşnfjJ bir şey yoktur. Dolayısıyla devinim olmasaydı tümel zamanın şiındjlîil)(,,, kavranamaz olurdu. Tümel zamanı salt şimdiki zaman olarak belirleyen,^' rekettir. Öncelikle şimdiki titreşim olarak açınlandığı için: hareket, esasen silikleşen bir çizgi, kendi kendini bozan bir izden başka bir şey d,/! gelecekte, kendi kendisinin projesi olamamamaktan ötürü hepten yokn., duvardaki bir çatlağın düzenli olarak büyümesi gibidir. Zaten harekeiy, da anın kavranamaz ikircikliğine sahiptir, çünkü olduğunu da, olmad-^ söyleyemeyiz; ayrıca daha gönindüğü anda esasen ötesine geçilmiştir vj nin dışındadır. Dolayısıyla kendi-içinin şimdiki zamanıyla birlikte ıri'jkj, bir şekilde sembolize ettiği şudur: ne olabilen ne de olamayabilen variı|E| dine dışsallığı, daha ne değilse o olacak olan ve daha ne ise o olmayar*, bir varlığın imgesini -kendindenin düzlemine yansıtılmış olarak-keri* gönderir. Bütün fark, kendi-ye-dışsalhğı -varlığın kendi kendisinindışs^ mak için olmadığı ama tersine, bir ekstatik tanığın özdeşliğiyle “varlık* dışsallığı- varlığın olmadığı şeyi daha olacak olduğu zamansallaştmcıs tazdan ayıran farktır. Kendi-için şimdiki zamanını hareket eden aracılığa dine duyurur; o, güncel hareketle eşzamanlılık halinde kendi kendisin?] ki zamanıdır; kendi-için kendi kendisinin şimdiki zamanını hareket ek diki zamanıyla kendine duyurduğu ölçüde, tümel zamanı gerçekkştıd kümlû olacak olan da harekettir. Bu gerçekleştirme, anların lannı öne çıkaracaktır, çünkü hareket edenin şimdiki zamanı-1 hi yapısı nedeniyle— kendi kendisinin geçmişine dışsallık ve bu dışsa!lı| ilk olarak tanımlanır. Zamanın sonsuza kadar bölünmesi bu muılak içinde temellendirilir.
Kökcnscl gelecek, gerçek kendindenın ötesindeki bir kendındeye gerçeğin ^Mı'Siıule d.ıh.ı olacak olduğum mevcudiyetin imkânıdır. Geleceğim, gelecekteki oriak meveudıyeı olarak gelecek bir dünyanın taslağını beraberinde getirir ve dalı,lönee gördüğümüz gibi, kendisi olacağım kendı-içine kendim gösteren de bu oclıvck dünyadır, yoksa kendı-ıçinın ancak düşünümse! bakışla bilinebilir olan bizatihi imkânları değil. Benim için mümkün olanlar, olduğum şeyin anlamı olduklarından ve kendisine mevcut olduğum kendindenin bir ötesi gibi aynı anda belirdiklerinden, kendindenin benim geleceğimde açığa çıkan geleceği, kendisine mevcut olduğum gerçekle doğrudan ve sıkı bağlantı halindedir. Bu, değişikliğe uğramış mevcut kendindedir, çünkü benim geleceğim, değişikliğe uğratacağım bir kendindeye mevcudiyetime ilişkin imkânlarımdan başka bir şey değildir. Bbvlece dünyanın geleceği benim geleceğimde açığa çıkar. Bu gelecek, şeyin basit sürekliliğinden ve salt özünden kalkıp güçlere kadar uzanan gizılguçlülükler gamından oluşur. Şeyin özünü sabitleştirdiğim, onu masa ya da mürekkep hokkası olarak kavradığım anda ben esasen orada, gelecekteyim, çünkü önce, şeyin ozû benim daha sonraki bu-olumsuzlamadan-başka-bir-şey-olmamak imkânıma onak mevcudiyetten başka bir şey olamaz, sonra da, uzun sürekliliği ve masa ya da mürekkep hokkası olarak bizatihi kullanılabilirliği bizi geleceğe gönderir. Daha önceki başlıklarda bu açıklamaları yeterince geliştirdiğimiz için üzerlerinde daha fazla durmayacağız. Yalnızca şuna işaret etmek isteriz kı, araç-şey olarak ortaya çıktığı andan itibaren her şey, yapılarından ve özelliklerinden bazılarını he men geleceğin içine yerleştirir. Dünyanın ve buradakilerin belirdiği andan itiba ren tümel bir gelecek vardır. Ancak, daha yukarıda, dünyanın her gelecek “h; İmin”, olanca karşılıklı farksızlık dışsallığı içinde dünyaya yabancı kaldığını sa tadık. Dünyanın jûns/ar aracılığıyla tanımlanan geleceklen vardır ve bunlar öze muhtemel olanlar haline gelirler, bu gelecekler ihtimalleşmez ama muhter olanlar olarak vardırlar, tıpkı iyice belirlenmiş içerikleriyle tümüyle oluşr ama henüz gerçekleşmemiş “şimdi"ler gibi. Bu gelecekler, her bir buradakiyı dâ buradaki derlemine aittir ama dışarıdadır. Öyleyse tümel gelecek nedir? C gelecekler olan o eşdeğerlilikler hiyerarşisinin soyut çerçevesi, kendisi de dı İlk olan karşılıklı dışsallıklar içereni, kendisi de kendinde olan kendinde t^ mı gibi görmek gerekir. Bu demektir ki, kazanacak muhtemel olan hangisi..replika saat yazdı..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder