15 Temmuz 2015 Çarşamba
bolu satılık daire ve mahşer bilgileri453
bolu satılık daire ve mahşer bilgileri453 bugün sizlere en güzel bilgileri bolu satılık daire hazırladı ve bolu satılık daire diyoruki “Tamam.” Kapıya yöneldiler. Lloyd çıkmadan önce omzu Dayna’ya baktı. “Yaptığının bedelini sana fena ödetecek kaltal “Şimdiye kadar yattığım en kötü âşıktın Lloyd,” dedi Da;sesle.Lloyd üzerine atılmak istedi ama Whitney ve KenDeMot kapıdan çıkardı. Çift kanatlı kapı, hafif bir tıkırtıyla kapandı. “Hadi giyin Dayna,” dedi Jenny.Dayna moraran kolunu ovuşturarak ayağa kalktı. “Bö; arasında olmaktan memnun musun? Lloyd Henreid gibilerimi “Onunla yatan ben değildim şendin.” Jenny’nin yüzündt duygu belirdi: öfkeli güceniklik. “Peki ya buraya gelip casuslu: mu güzel bir davranış? Başına gelecek her şeyi hak ediyorsun.
yaptığına pişman olacaksın kızım.“Onunla yatmamın bir sebebi vardı.” Külotunu giydi. “Casusluk etmemin de öyle.”
“Kapa çeneni.”Dayna, ona baktı. “Sence buradakiler ne yapıyor Jenny? İndian Springs’teki jetleri uçurmayı öğrenmeye çalışmalarının sebebi nedir sence? Sence o füzeler Flagg’in kasaba panayırında sevgilisine vermek amacıyla bir Kewpie bebeği kazanabilmesi için mi?”
Jenny dudaklarını sıkıca birbirine bastırdı. “Beni hiç ilgilendirmez.” “Füzeleri baharda dağların ötesine gönderip oradaki herkesi öldürdüklerinde yine seni ilgilendirmeyeceğini mi söyleyeceksin?”
“Umarım dediğini yaparlar. Ya siz olacaksınız ya da biz; o böyle söylüyor. Ve ona inanıyorum.”
“Hitler’e de inananlar vardı. Ama bence ona inanmıyorsun; sadece ondan ölesiye korkuyorsun.”
“Giyin Dayna.”
Dayna pantolonunu giyip düğmelerini ilikledi. Sonra elini birden ağzına götürdü. “Ben... galiba kusacağım... Tanrım!...” Uzun kollu bluzunu kaparak banyoya koştu ve kapıyı kapatıp kilitledi. Yüksek sesle öğürdü. “Kapıyı aç Dayna! Açmazsan kilide ateş edeceğim!”
“Midem...” Yine yüksek sesle öğürdü. Parmaklarının ucuna yükselerek ecza dolabının üstünü yokladı. Tanrıya şükür bıçak, bıraktığı yerde duruyordu! Yirmi saniyeye ihtiyacı vardı.
Kayışları koluna taktı. Yatak odasından başka sesler geliyordu.
Sol eliyle musluğu açtı. “Bir dakika, hastayım yahu!”
Ama ona bir dakika verecek falan değillerdi. Biri kapıyı tekmeledi ve kapı, çerçevesi içinde sarsıldı. Dayna bıçağı yuvasına yerleştirdi. Bıçak, kolunda ölümcül bir ok gibi uzanıyordu. Elinden geldiğince hızlı hareketlerle bluzunu giyip düğmelerini ilikledi. Ağzını çalkaladı ve sifonu çekti.
Kapıya bir tekme daha indi. Dayna tokmağı çevirince banyoya dalıverdiler. Lloyd çılgınca bakıyor, Jenny tabancasını çekmiş, geride Deli Fişek ve Ken DeMott ile duruyordu.
“Kustum,” dedi Dayna soğukça. “Seyredememiş olmanız ne kötü, değil mi?”
Lloyd, onu omzundan kavrayıp banyodan dışarı itti. “Boynunu kırsam yeridir orospu.”
“Efendinin dediklerini unutma.” Işıldayan gözlerle onj bluzunun önünü tamamen ilikledi. “O sizin tanrınız, değil j layıp köpekliğini yapıyorsunuz.”
“Sussan iyi edersin,” dedi Whitney sertçe. “Konuşman dj tüleştirmekten başka bir işe yaramıyor.”
Dayna o güler yüzlü kızın nasıl bu donuk suratlı ifadj dönüştüğünü tam olarak anlayamayarak Jenny’ye baktı. “He başlatmaya hazırlandığını görmüyor musun?” diye sordu “Ölümler, cinayetler... salgın
“O en kudretli ve en büyük,” dedi Whitney sesinde gar şaklıkla. “Hepinizin sonunu getirecek.”
“Bu kadar gevezelik yeter,” dedi Lloyd. “Gidelim.” Kollarını kavramaya yeltendiler ama Dayna geri çeki uzaklaştı. “Kendim yürürüm,” dedi.
Kumarhane, kapıda dikilen veya hemen yakınında otı tüfekli adamlar haricinde boştu. Asansörün kapısı açılıp Lk dakiler çıkarken duvarlarda, tavanda ve boş oyun masalann şeyler keşfetmiş gibi göründüler.
Dayna’yı veznenin gerisindeki kapıya götürdüler. Lloyd bir anahtarla açtı ve içeri girdiler. Dayna banka gibi görüne hızla geçirildi: içeride hesap makineleri, kâğıtlarla dolu çöp vanoz dolusu paket lastikleri ve ataçlar vardı. Bilgisayar ek boştu. Nakit çekmeceleri aralık duruyordu. Bazılarından taşa deki seramikler üzerine saçılmıştı. Banknotların çoğu ellilil Whitney bu alanın sonunda bir başka kapıyı açtı ve hi koridora girdiler. Sekreterin kaliteli mobilyalarla zevkli b şenmiş ofisi boştu. Sekreter muhtemelen aylar önce mod( sanın gerisinde, yeşil balgamlarıyla boğulup ölmüştü. Duva kısma benzeyen bir resim vardı. Zemin, açık kahverengi halıyla kaplıydı. Genel müdürün ofisinin önündeydiler.
Korku, Dayna’nm bedenindeki boşluklara soğuk su katılaştırdı. Lloyd masanın üstüne eğilerek bir düğmeye bas
Dayna içinden histerik bir kahkahanın yükseldiğini hissetti ve kendini tutamadı, umurunda da değildi. “R. F.! R. F! Ah bu çok iyiymiş! Sen hazırsan ben de hazırım C. B.l” Karnını tutarak gülmeye başlamıştı ki Jenny aniden ona bir tokat attı.
“Kes sesini!” diye tısladı. “Neyle karşı karşıya olduğunu bilmiyorsun.”
“Çok iyi biliyorum,” dedi Dayna, ona bakarak. “Asıl bilmeyen sizsiniz.”
Hoparlörden sıcak, memnun, neşeli bir ses yükseldi. “Çok iyi Lloyd, teşekkürler. İçeri gönder lütfen.”
“Tek başına mı?”
“Evet, öyle.” İç haberleşme sistemi kapanmadan önce hoşnut bir gülüş duyuldu. Bu sesi duyan Dayna’nın ağzı kupkuru oldu.
Lloyd arkasına döndü. Alm iri ter damlacıklarıyla kaplıydı. Bir kısmı, gözyaşları gibi yanaklarından aşağı süzülüyordu. “Onu duydun. İçeri gir.”
Dayna kollarını göğsünde birleştirerek bıçağı iç tarafta tuttu. “Ya girmezsem?”
“Sürükleyerek sokarım.”
“Şu haline bak Lloyd. O kadar korkuyorsun ki bir köpek yavrusunu bile içeri sürükleyerek sokamazsın.” Diğerlerine baktı. “Hepinizin ödü bokuna karışıyor. Jenny, sen altına bile işiyor gibisin. Cildin için iyi değil tatlım. Veya pantolonun için.”
“Kes sesini, sinsi kaltak,” diye fısıldadı Jenny.
“Özgür Bölge’de hiçbir zaman böyle korkmadım,” dedi Dayna. “Orada kendimi hep iyi hissettim. Buraya geldim, çünkü o iyi hissin devam etmesini istiyordum. Sebebim bu kadar basit. Bence bir daha düşünseniz iyi olur. Belki sizi korkutmasının sebebi, size sunacak daha iyi bir şeyinin olmamasıdır.”
“Hanımefendi,” dedi Whitney özür dilercesine. “Vaazının kalanım dinlemeyi çok isterdim ama adam seni bekliyor. Kusura bakma, ya kendin girersin ya da ben sokarım. Hikâyeni içeridekine anlatırsın... ağzında konuşmaya spot eşya ikinci el satışı fiyatları yetecek kadar tükürük kalırsa tabii. Ama o zamana dek bizim sorumluluğumuz altındasın.” İşin garibi, Dayna adamın sesinden gerçekten üzgün olduğunu düşündü. Korkusunun da aynı derecede gerçek olması çok yazıktı.
“Merak etme, beni sürüklemene gerek kalmayacak.”
İlk adımlan atmakta zorlandı, sonrakiler biraz daha kolay
müne doğru yürüyordu; bundan emindi. Öyle olacaksa, öyiç
Bıçağı vardı. Önce onun üstünde kullanacaktı, sonra da gerek
üzerinde
Adım Dayna Roberta Jurgens ve korkuyorum ama daha önce
tuğum olmuştu, diye düşündü. Benden tek alabileceği, zaten er
sona erecek olan hayatım. Beni pes ettirip konuşturmasına izin
ceğim. Elimden gelirse, beni olduğumdan daha az biri haline
izin vermeyeceğim. İyi ölmek istiyorum ve istediğimi elde edeceği^
Kapının tokmağını çevirdi ve içeri girdi... Randall Flagg’inh^j na geldi.
Oda çok büyük ve neredeyse boştu. Büyük masa, itilerek karşı( ra dayanmıştı. Büyük koltuk, masayla duvar arasında sıkışıp kalmıştı vardaki resimlerin üstü kumaşlarla örtülmüştü. Işıklar sönüktü.
Odanın karşısındaki perdelerden biri çekilmiş, boydan boya ı gerisindeki çöl manzarası gözler önüne serilmişti. Dayna hayatında! kadar boş ve itici bir manzara görmediğini düşündü. Tepedeki ay,1 parlatılmış bir gümüş sikkeye benziyordu. Neredeyse dolunaydı.
Camın önünde, dışarıyı izlemekte olan bir adam vardı.
Arkasına dönmeden önce manzarayı uzun bir süre sessizce ız devam etti. Bir adamın arkasına dönmesi ne kadar sürerdi? İki, bil üç saniye. Ama Dayna’ya Kara AdamTn dönüşü sonsuza dek sum geldi. Tıpkı az önce izlemekte olduğu ay gibi her seferinde incecikl mü gözlerinin önüne serilmişti. Dayna tekrar bir çocuk oldu ve n korkunun dehşetli merak hissini duydu. Bir an için kendini Kara çekiminin, ihtişamının ağında kaybetti ve adamın dönüşü milyor sonra tamamlandığında rüyalarındaki yüzü göreceğinden bir an i oldu: Kukuletası kopkoyu bir karanlığı çevreleyen Gotik bir keş olmayan, film negatifi bir adam. Dayna, onu görecek ve aklınıka
Sonra adamın yüzünde sıcak bir gülümsemeyle ona doğru yü gördü ve şaşkınca düşündü: Benimle aynı yaşlardaymı§!bolu satılık daire sundu..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder