5 Haziran 2015 Cuma

spot eşya fiyatları ile psikolojim2


 spot eşya fiyatları


spot eşya fiyatları ile psikolojim2 bugün yine ben ve spot eşya fiyatları sizler icin bu güzel ve faydalı yazıları yazdıjk ve spot eşya fiyatları diyorki 40 yaşındaki bir inşaat işçisi, çalışma arkadaşlarının ondan hoşlanmadıj^ inam» ve birisinin inşaat sırasında vapı iskelesini kaydırıp yaralanmasına neden dan korkuyor Bu kavgiM, yemek sırasında hastanın diğer bir işçinin «java ka.!^ masından kuşkulanması ve bu nedenle serzenişte bulunması sonrasında vawn» ^ tartışma izliyor Yeni düşmanının” diğer işçilerle birlikle ona guldu^Junu düşurusf. ve ve kendisiyle dalga geçtıklennden şüphelenmeye başlıyor Hastanın kendiliğinden verdiği bilgi çok az, iskemlede gergin bir şekilde oturu'» gözlerini don açmış ve odadaki hareketlen dikkatli bir şekilde ızlivor Gorujıafa nın sorulannı ince eleyip sık dokuyor, eleştınldıgını hissediyor ve goruşmeunm ciı. ^er işçilerle işbirliği yaptığını hayal ediyor .Yalnız hır çocukluk yaşamış ve diğer çocukların gruplaşarak ona kotu danandıklı. rını hissetmiş. Okulda başarılı olamamış, ancak bunun için ogretmenlennı sudanı^ -ona göre öğretmenler ‘hanım evladı” öğrencileri kayınyormuş Okulu bırakmışvf o gun bu gündür işine dört elle sarılmış; ancak talihin ynzune hiçbir zaman pılme-dıgıne inanıyor Katolik olduğu için aynmcıliga maruz kaldığına inanıyor, anukDn vonde fazla bir kanıt öne süremiyor Patronları ve iş arkadaşları ile ılışkılen m it-ğıl, mizah duygusu yok ve çalışabildiği ve tek başına yemek yediği zamanlarda kn». dini ıvn hissediyor. Kendisine kotu muamele edildiğim düşündüğü için bıryok kc İŞ değiştirmiş.
Hasta ailesine karşı mesafeli ve lalepkâr davranıyor. Çocuklan ona "Efendim'dm sesleniyor, o ortalıkta olduğu zamanlarda ‘görünür, ama sessiz” olmaya dıkbı ei yorlar Evine misafir gelmesinden hoşlanmıyor ve karısı başkalarını zıvarete p» ğınde bundan rahatsız oluyor (Spıtzer ve diğerlen, 1981, s.37'den uyarlanımsiır
Kaynak DSM III Casrbook A Leanung Companıon to the Dıagnostıc and Stotıstıcal Manii i| Menial Dısorders (C 1981), Amencan Psychıatric Publıshıng İne izniyle uyarlanmıştır
sudur (VVidiger, Trull ve diğerlen, 2002; ayrıca bkz. Kendler, CzajU-ki ve diğerlen, 2006). Anne babanın ihmal ya da kotu muamelesi vt^ dete eğilimli yetişkinlere maruz kalma, bu bozuklukta rol oynadığı düşü nulen psıkososyal etkenler arasında sayılabilir, bununla birlikte erken nemde yaşanan olumsuz deneyimler ile yetişkinlik dönemindeki parac id kişilik bozukluğu arasında kurulabilecek herhangi bir bağlantının-ger bozukluklarda da rolü olabilir ve yalnızca ve kesin olarak bu bo> luga özgü olduğu söylenemez.
Şiîoıd kişilik bozukluğu olan kişiler genellikle sosyal ilişkiler kura-pi2vcbuna fazla ilgi de duymazlar. Bunun sonucunda da genellikle ı\n ıfljdaşlan yoktur; yakın bir akraba buna İstisna olabilir Bu tıp insanlar (juvgulannı ifade edemezler ve soğuk ve mesafeli bireyler olarak görû-Urlcr Ço|^u zaman sosyal becerilerden yoksundurlar ve münzevi ilgi lUnlın ve işlen olur. Yalnız olmayı seven ya da içedönük kişiler olarak sınınandmlsaiar da yalnızlığı seven ya da içedönük olan kişilerin çogun-dışızoıd kişilik bozukluğu yoktur (M B. Miller ve diğerlen, 2001). Bir-
etkinlikten hoşlanmama eğilimi sergilerler, cinsel etkinlik de bunla-nn arasında yer alır ve nadiren evlenirler. Daha genel olarak, duygusal ısıdan çok tepkisel olmazlar, güçlü pozitif ya da negatif duygulan nadiren vaşarlar, ancak genellikle kayıtsız bir ruh hâli sergilerler. Bu eksiklikler soj^uk ve ilgisiz görünüşlerini arttırır (M.B. Miller ve diğerleri, 21İ0I. Mıttal ve diğerleri, 2007). Beş faktörlü modele göre içedönüklük duzfvlerı yüksektir (özellikle sıcaklık, girginlik ve pozitif duygu düzeyim düşüktür). Ayrıca duygulara açıklık düzeyleri de (deneyime açıklığın vi^nlcnnden bin) düşüktür (Widiger, îrull ve diğerleri, 2002).
Nedensel Etkenler Paranoıd kişilik bozukluğu gibi, çok fazla araştırmacının ilgisini çek-mnen şizoid kişilik bozukluğunun nedenlen konusunda da çok az şey bılivoruz ilk kuramcılar şizoid kişilimin büyük olasılıkla şizofreninin ön-cıilû olduğunu duşunmuş, ancak bu görüşe İtirazlar gelmiştir; genetik bağlantı olasılığı da hayli düşüktür (Ka-lu$ ve diğerleri, 1995; Kendler, Czaj-kowskı vc diğerlen, 2006; M.B. Miller diğerleri, 2001). Şizoid kişiliğin anncı özelliklerinde katılım olasıltgı-
Şızoid kişilik bozukluğu gösteren hastalar nadir obje koleksiyonu gibi tek başına sürdürülen ilgi alanlarına sahiptirler
Şızoid Kj^ılik Bozukluğu Olçûllcri a Sosyal ilişkilerden kopukluk örunlusunün yaygın olarak sergıle^î^l | sı ve kişiler arası ortamlarda duygusal ifadelerin kısıtlılığı (aşagıu^;^^* | lerden en az dordu doğrultusunda);
(1)Yakın ilişki kurmak istemez ve bu tıp ilişkilerden hoşlanıru:
(2)Hemen her zaman tek başına yapılan etkinlikleri tercih cdrr *
(3)Başka bınsıyle cinsel deneyimler yaşamaya ya hiç ilgi gostcrnicj ya da çok az ilgi gösterir
(4)Hoşlandığı etkinliklerin saynsı, eğer varsa, çok azdır
(5)Yakın arkadaşı ve sırdaşı yoktur.
(6)Başkalarının övgü ve eleştirilerine kayıtsızdır.
(7)Duygusal soğukluk, kopukluk ya da tekdüze duygular sergiler b. Yalnızca Şizofreni, Psikotik Özellikli Duygu Durum Bozukluğu ya da
diğer psikotik bozukluklar sırasında veya Yaygın Gelişim bozukluğu-nun seyrinde ortaya çıkmaması.
Kaynak Dıagnosiıc and Statıstical Manual of Menial Dısorders, Texi Revısion, Fourıh Edıtıoı (C 2000), Amerikan Psikiyatri Birliği nin izniyle uyarlanmıştır
nın da oldukça düşük olduğu görülmüştür (Kendler, Czajkowskı vcıt ğcrlerı, 2006).
Bilişsel kuramcılar, şizoid kişilik bozukluğu olan kişilerin soğuk ve k yıtsız davranışlar sergilemesini kendilerini, tek başına kendine yelcbıioı başkalarını ise davetsiz misafir olarak görmelerine yol açan uyıımsu: tout. şemalara bağlıyorlar. Uyumsuzluğa yol açan inanış özünde “Aslında yalızım’’ (Beck, Freeman & Associates, 1990, s. 51) ya da “İlişkiler kamus» (ve) nahoş” (Pretzer 6ar Beck, 1996, s. 60;
mada (örneğin. Raine, 2006, Siever ve diğerlen, 1995) şizofrenide gu gibi hareketli bir hedefi görsel olarak takıp etmede benzer yeterse|,^ 1er görülmüştür (Coccaro, 2001, ayrıca bkz. 12 Bölüm) Yine bu gıhş,^ larda bilişsel işleyişte çeşitli orta dereceli kusurlara rastlanmıştır maıer ve diğerlen, 2005), dikkati sürdürme yeteneğindeki (Less-Ronın^ ve diğerleri, 1997, Raine, 2006) ve çalışan bellekteki (örneğin, bir dm ^ yıyı anımsama) kusurlar da bunlar arasında yer alır vc bu kusurlann V* ikisine şizofrenide de rastlanır (Farmer ve diğerlen, 2000, Squıres-\^1je# 1er ve diğerleri, 1997).
Şizofreni ile genetik bir bağlantı olasılığı üzerinde uzun suredir rulmaktadır. Gerçekten de, öyle görülüyor ki bu bozukluk, şizofreni olı^ kişilerin bazı birinci dereceden akrabalarında sık görülen şizofreni spfl. trumunun bir parçası olabilir (Kendler 6ar Gardner, 1997; Raine, 2006 Ti enari ve diğerleri, 2003). Ayrıca, şizotip kişilik bozukluğu olan ergenk rın yetişkinlik döneminde şizofreni ya da şizofreni spektrumu bozukluju görülme olasılığı da daha yüksektir (Raine, 2006; Tykra, Cannonvfdı-ğerlerı, 1995).
Bununla birlikte, şizofreni ile arasında herhangi bir genetik bagbulunmayan ikinci bir şizotip kişilik bozukluğu alt türü olduğu öne sürülüyor Bu alt türün karakteristik özellikleri, bilişsel ve algısal yetersizliklerdirvt çocuklukta istismar ve erken travma geçmişi ile bağlantı söz konusudur (Barenbaum ve diğerleri, 2008; Raine, 2006).
B KÜMESİ KİŞİLİK BOZUKLUKLARI
Hisiriyonik Kişilik Bozukluğu
Dikkat çekmeye yönelik aşırı davranışlar ve duygusallık hisiriyonik t şilik bozukluğu olan kişilerin temel karakteristik özellikleridir DSMI\ TR (APA, 2000), bu kişileri ilgi merkezi olmadıklan zaman takdir edılmf dikleri hissine kapılan insanlar olarak tanımlar; canlı, dramatik vc aşınri şadönuk tarzları genellikle başkalarını onlara ilgi gösterecek şekilde eılok meye yöneliktir. Öte yandan, bu nitelikler kalıcı ve doyurucu ilişkiler ğurmaz, çünkü diğer insanlar sürekli yüksek düzeyde ilgi göstermekten rulacaktır. Uyarım ve dikkat peşindeki histriyoniklerin görünüş vc danr nışlan genellikle oldukça abartılı ve duygusal, aynı zamanda cinsel açd
jo^kırucı ve başlan çıkancıdır (Freeman ve diğerim, 2005) Parinerlm-j^ıın çıkana davranışlar ve duygusal manıpulasyon ile kontrol etmeve ^rUr. ancak bununla birlikte bağımlılık düzeylen de oldukça yüksektir
Blagov ve diğerlen, 2007; P.R Rasmussen. 2005) Konuşmalan filikle muğlak ve izlenimcidir; çoğunlukla onlan aşın tepkisel, yüzevsel ^içtenliksiz olarak gören başkalannın onayına aşın gereksinim duyan, ^.merkezli, kibirli kişiler olarak algılanırlar
2001). Cinsiyete bağlı olası farklılığın nedenleri çok tartışmalı bir konu ola-pflmıştir Bu tartışmalan ele alan bir tarama çalışmasına göre, tanı ölçuıle-nne dâhil edilen ayıncı özelliklere kadınlarda daha sık rastlandığı düşünülürse, SÖZ konusu cinsiyet farklılığı şaşırtıcı değildir. Örneğin, hıstrıyonık kişilik bozukluğu (ve bağımlı kişilik bozukluğu gibi çeşitli kişilik bozuk-luklan) ölçutlennin birçoğu, kadınlarla ilişkili ayıncı özelliklerin aşırı dra-maııkleşlirme, kibir, baştan çıkarıcılık ve dış görünüşü aşın önemseme gibi uyumsuz varyasyonlannı içerir (örneğin, Widıger & Bornsteın, 2001). Buna karşılık, histriyonik kişilik bozukluğunda göze çarpan diğer kişilik özellikleri aslında kadınlara oranla erkekler arasında daha yaygındır (ome-jbn, aşın heyecan arayışı ve düşük benlik bilinci).
Konunun dikkatli bir ^özümlemesini içeren yeni bir çalışmaya göre, bo-nıklukta göze çarpan ve bilmen cinsiyet farklılık-km aslında histnyonik kişilik bozukluğunun ka-dmlar arasında daha yaygın olmasını öngörmemektedir Bu da bozukluğun leşhısmde bir çeşit cinsi
22 yaşında bir ev kadını olan Lulu, “sersenlik” nedeniyle tutuklanmasından bır^ l^un sonra valili tedavi üniteline geldi Tutuklanmadan önce davranışlanndan vf ^ reklı ilgi gereksiniminden yorulan kocası tarafından ailesine dönmek üzere bir bus durağına bırakılmıştı Lulu, görüşmeye komple makyajlı bir yuz, çok kadınsı elbise ve özel bir şekilde yapılmış saç modeliyle gelmişti Görüşme boyunu psıkıyaınstle flört etmiş ve çocuksu baştan çıkarıcı jestler sergilemiş, sorunları hayatı hakkında muğlak bir şekilde konuşmuştu. En bu>nk şikâyeti, kocası ları/n^, dan terk edilmiş olması ve ıkı erkek kardeşinin tacizleri ymzunden ailesinin ymiîi^ dönememesiydi Aynca, yardım isteyebileceği bir arkadaşı yoktu vc hayatını msy sürdürebileceği konusunda pek emin değildi. Gerçekten de hiç kadın arkadaşı )j mamasından yakınıyordu Kadınlar ondan hoşlanmıyordu ve bunun ncdenınunlj. yamadığını söylerken görüşmeciyi aslında çok hoş ve nazik bir insan olduğuna ıkn, etmeye çalışıyordu
Kısa bir sure önce kocasının arkadaşı olan bir çiftle araba gezisine çıkmışbrdı Ka. dm, Lulu>u kocasına karşı aşın baştan çıkarıcı davranmakla suçlamış vc davranışlarının tamamen masumane olduğunu, hiçbir şekilde çizgiyi aşmadığını düşünen Lulu bundan incinmişti. Bu olay, kocasıyla arasında bü>^k bir tartışma yaşanması na neden olmuştu. Aslında son altı aydır başka erkeklerin yanındaki uygunsuz da\ ranışlarından, aşın kibirli ve ilgiye muhtaç olmasından şikâyet eden kocasıyla sürekli tartışıyorlardı Bu tartışmalar ve Lulu’nun davranışlarını degıştırcmemesı sonunda kocası tarafından terk edilmesine yol açmıştı.
Nedensel Etkenler Histriyonik kişilik bozukluğu olan kişiler ûzennde ok az sistematik araştırma yürütülmüştür. Antisosyal kişilik bozukluğu ık enetik bir bağlantı olduğunu gösteren bazı verilerden söz edilebilir, ki ta 1 kendisini kadınlarda histriyonik kişilik bozukluğu ve erkeklerde ano-'syal kişilik bozukluğu olarak gösteren ortak bir temel yatkınlık düşünce li doğurmaktadır (örneğin, Cale 6ı Lilienfeld, 2002a, 2002b). Kısmi ge-tik bir temeli olduğu düşünülen iki normal ayırıcı kişilik özelliğinin-no* isizm ve dışadönüklük- aşırı versiyonlarının histriyonik kişilik bozuklu ada görülen karakteristik özellikler olduğunu ortaya koyan bulgular, ta mkluğun ortaya çıkmasında genetik bir eğilimin rol oynadığı düşunc^ i destekliyor (Widiger & Bornstein, 2001). Beş faktörlü modele görf 1 düzeyde girginlik, heyecan
i ^ \$m duygusallık ve dikkat çekmeye çalışmanın yaygın örüntusu ' (j^gıdakılcrden en az beşi doğrultusunda);
, Dikkatin merkezi olmadığı durumlarda rahatsızlık j (2) Uygunsuz, cinsel, başlan çıkancı ya da kışkırtıcı davranışlar.
,3) Hızla değişen ve yoızeysel duygu ifadeleri sergilemek ' (4) Dikkati üzerine çekmek için sürekli olarak fiziksel görünüşü kul-I lanmak.
(5) Aşın bir şekilde etkilemeye yönelik konuşma tarzı ! (6) Kendim dramatikleştirme ve abartılı duygu ifadeleri.
I (7) Aşın etkılenebılırlık.
! (8) ilişkileri aslında olduğundan daha yakın görme, i
I Kıvnâk nidgnnsfu and Sfatıstıcal Manual of Mental Disordrrs, Text Rnisıon, Founh Edıtıon (O I Amfnlum Ps.ıkıyain Birliği nin izniyle uyarlanmıştır
jıhk bozukluğunda görülen çok yüksek düzeyde dışadönüklüğun ozellik-len arasında yer alır. Yüksek düzeyde nörotisizm de özellikle depresyon ve bfnlik-bilinci özelliklerini içerir; aymı zamanda fantezilere açıklık oranı da nıksektır (\Vidiger, Trull ve diğerleri, 2002).
Bilişsel kuramcılar, benlik-degerini doğrulamaya yönelik dikkat gereksinimi çevresinde dönen uyumsuz şemaların önemine dikkat çekiyorlar. Insanlan büyülemediğim sürece ben bir hiçim” ve “İnsanlan eglendire-mezsem beni terk ederler” gibi düşünceler işlev bozukluğu gösteren temel inançlara örnek gösterilebilir (Beck ve diğerleri, 1990, s. 50, Beck ve diğerleri, 2003). Bu uyumsuz inanışların nasıl geliştiğini bulmaya yönelik sistematik bir araştırma henüz yürütülmemıştir.
Narsislik Kişilik Bozukluğu
Abartılı bir benlik-önemi duygusu, takdir edilme endişesi ve başkalan-nın duygulan ile empali kuramama narsislik kişilik bozukluğunun tipik özellikleri arasında yer alır Miller ve diğerlen, 2007b; Ronnıngstan, 1999: VVidıger & Bornslein, 2001). Muhteşemlik, narsislik hastalara tanı l^yınada kullanılan en önemli ve en yaygın tanı ölçütüdür. “Muhteşemlik"
JAMES N BUTCHER 6ar SUSAN MINhKA JILL M HOOl
şkalannın yetenek ve başarılarını küçümserken, kendi yetenek ma aşırı değer verme şeklinde kendini gösterir. İddialı tutumlan :1a başkalarını hayrete düşürürken, onlar kendi aşın beklentilerim kleri düşüncesindedirler. Mühlaç oldüklan övgü ve takdiri eldeci^.
I siereotip davranışlar sergilerler (örneğin, sürekli kendilerinden ^ rler ve övünürler). Bölümün başında Bob vakasında gördüğümüz gjjj, özel olduklarına inandıkları için onları yalnızca yüksek statülü anlayabileceğini ya da yalnızca bu tipte insanlarla ilişki kurmalan|t. iğini düşünürler. Son olarak, iddialı tutumları nedeniyle başkalannın ınürdeki küçük kusurlarını affetmek istemezler ve kolaylıkla alınırlar Çne, Baumeister ve diğerleri, 2004).
togu araştırmacı ve klinisyene göre, narsistik kişilik bozukluğu olan irde tüm o muhteşemlik duygusunun altında çok kırılgan ve lutarsu enlik değeri duygusu yatmaktadır (Widiger & Bornstein, 2001). Baş-
>SM-IV-TR
sistik Kişilik Bozukluğu Ölçütleri
luhteşemlik (fantezi ve davranışlarda), takdir edilme gereksinimi ve npati eksikliğinin yaygın örüntüsü (aşağıdakilerden en azbeşidoj-ıltusunda):
) Aşın benlik-önemi duygusu.
Zihnin sınırsız başarı, güç, deha, güzellik fantezileri ile meşgul olması.
“Özer ve eşsiz olduğu inancı.
Aşın takdir edilme gereksinimi, iddialı olma.
Kişiler arası ilişkilerde istismar eğilimi.
Empati eksikliği.
Genellikle başkalarını kıskanma ya da başkalarının onu kıskandı-Jını düşünme.
(ibirli, kendini beğenmiş davranış ya da tulumlar sergileme
Dtagnouıc and Statistical Manual o/ Mental Disorders, Text Rfvisıon. FoMrth Edifioı enkan rtıkıyatn Bırlı/tı'nın izniyle uyarlanmıştır.spot eşya fiyatları sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder