5 Haziran 2015 Cuma
spot eşya fiyatları ile psikolojim
spot eşya fiyatları ile psikolojim evet sizlere bugün spot eşya fiyatları yazılarını yazdı bakalım psikoloji hakkanda spot eşya fiyatları neler demiş görünümdedir ve güvensizlik vc kuşkuculuktan sosyal kopuklu^ uzanan sıra dışı davranışlar göstcnricr . 6 Kümesi: Histriyonik, narsislik, antisosyal ve sınırda fcişilifc borufc-luklanm içerir. Bu bozukluktan sergileyen insanlar dramatik, duv-gusâl ve dengesiz davranışlar sergileme eğilimindedirler • C Kümesi: Kaçınman, bağımlı ve obsesif-kompühif kişilik bo::ukluk-lönnı içerir. Diğer iki kümenin aksine, bu bozukluklan sergileyen insanlar genellikle kaygı vc korku belirtileri sergilerler
Bunlara ek olarak, iki ayn kişilik bozukluğu -depreşil ve pasıf-agresıf bozuklukları- DSM-lV-TR’nin ek bölümünde Ustelenmışıır Bu kümeler hâlen DSM-lV-TR’de kullanılıyor olmakla birlikte, bu kişilik bozuklujh» kümelerinin DSM-lH’e ilk alındığı 1980 yılından bu yana yüruıu-knçok sa>ıda araştırma, geçerlilikleri konusunda birçok soruyu gündeme ge-tımıışur Gerçekten de, DSM-V görev ekibi kümeler arasında çok fazla çakı-özellik olduğu eleştirisinden hareketle, teklifleri değerlendirme aşamasındadır (örneğin, Sheets 6a: Craighead, 2007; Widiger, 2007). Yine de, lıieralûrde yapılan birçok araştırma, düzenlemeye yönelik olarak şu ya da bu gkıldc bu kümeleri kullandıklan için bu kümelere değinmeyi gerekli gördük.
Bu kitapta ele aldığımız diğer bozukluklarla karşılaştınidığmda, kişilik bozukluklannın yaygınlığını gösteren çok fazla veri bulunmuyor. Bunun nedenlerinden biri, tum kişilik bozukluklarına yönelik, 1. Eksen bozukluk-1ın inceleyen iki Ulusal Eşzamanlı Hastalık Taraması benzeri, geniş kapsamlı epıdemiyolojik çalışmanın yapılmamış olmasıdır (Kessler ve diğerlen, 1094; Kessler, Berglund ve diğerleri, 2005a). Bununla birlikte, altı görece dar kapsamlı epıdemiyolojik çalışmanın ortalamasını ele alan bir inceleme-)Tgörc, nufuzun yaklaşık %13'ü, yaşamlannın bir bölümünde, en az bir ki-# bozukluğunun ölçütlerini karşılamaktadır (Mattia 6ı Zimmerman, 2001, aynca bkz. \Veissman, 1993).
Aynca, UEHA-T çalışmasında çok geniş bir ömeklemle A, B ve C Kümesi kişilik bozukluklannın yaygınlığının iki spesifik kişilik bozukluğu üzenn-tb değerlendirilmesine olanak veren bir değiştirilmiş kişilik bozuklukları görüşmeleri düzenlenmiştir (Lenzenweger ve diğerleri, 2007). Bu çalışmada ^nufusun yaklaşık %10’unun en az bir kişilik bozukluğu sergilediği tahtın edilmiştir (%5,7 A Kümesi, %1,5 B Kümesi
JAME s N BUTCHER &r SUSAN MINEKA 6r JILL M HOCjif
Kişilik bozuklukları, DSM-III ve DSM-IlI-R dc olduğu gibi Dsy, TR de dc farklı bir eksen olan II. Eksen altında kodlanmıştır, çünkü zukluklar (1 Eksen altında kodlanan) standart psikiyatrik sendromltr^ yeterince buyuk bir farklılık sergiler ve bu da ayn bir sınıflandırmay,^ reklı kılmıştır Birisine yalnızca II Eksen tanısı konabılsc de zuklukları sergileyen insanlarda 1. Eksen bozukluklar da yaygın bir de görülür (ve bu da 1. ve 2. Eksen tanısının eşzamanlı olmasına yol örneğin, kişilik bozuklukları genellikle kaygı bozukluklan (4. ve 5 ^ lumler). duygu durumu bozuklukları (6. Bolum), madde kullanımı ve^ gımlılık (10. Bolüm) ve cinsel sapkınlıklar (11. Bolum) ile baglaniıİKj^ (Bkz. Clark, 2005c, 2007; Gram ve diğerleri, 2005a, 2005b; MailıaiıZ^^ merman, 2001).
DEĞERLENDİRME
1.Kişilik bozukluğu nasıl tanımlanır?
2.Kişilik bozukluklarına tanı konulmasına yönelik genel DSM ölçuılen
nelerdir? '
KİŞİLİK BOZUKLUKLARI ÜZERİNE ARAŞTIRMA YÜRÜTMENİN ZORLUKLARI
Kişilik bozukluklarının klinik özellikleri ve nedenleri hakkında bilinenleri ele almadan önce, bu alanda araştırma yürütmenin, birçok 1 Ekstıı bozuklukla ilgili bilinenlerle karşılaştırıldığında, ilerleme kaydetmedi gû( leştiren çeşitli önemli yönlerine değineceğiz. Bu güçlükler arasında ıh önemli kategoriyi kısaca açıklayalım.
Kişilik Bozukluğu Tanısı Koymanın Zorlukları Kişilik bozukluklarında özellikle dikkat edilmesi gereken konu unı koymadır, çünkü yanlış tanılara, diğer tüm bozukluk kategorilerineonni» en çok bu alanda rastlanır. Yaşanan sorunlardan biri, kişilik bozukluklan tanı ölçütlerinin, çoğu 1. Eksen tanı kategorilerinin aksine, kesin tanımlan mamış olması ve bu nedenle de pratikte genellikle kesin ya da kolavbirî^' kilde uygulanamıyor olmasıdır. Örneğin, bağımlı kişilik bozukluğuna
va da ' başkalarından aşırı derecede tavsiye ya da teşvik almadan
kararlar almada zorlanır” gibi ölçütlerden yola çıkarak güvenilir ^ tanı koymak zor olabilir Kişilik bozukluğu ölçütleri daha nesnel davra-gıjsiandarllarına (ornegm, panik atak yaşamak ya da uzun sureli ve sürek-I (kptfnd duygu durumu) değil, ayırıcı özellikler ya da tutarlı davranış ^^nıniûlen üzerinden yapılan çıkarsamalara dayandığı için, 1. Eksen bozuk-hıklınn birçoğunun aksine, klınisyen kişisel yargısına daha fazla dayan-nnk durumundadır.
kişilik bozukluklannm tanı-iinmasına yönelik yarı-yapılandı-nlmış goruşmelenn ve özbildırim fBvamcrlerının gelişmesi, tanı pivcnıhrlığıni belirli açılardan önemli oranda arttırmıştır. Bununla birlikte, farklı yapılandırılmış görüşmeler ya da özbildırim cmanterlen üzerinden konan tamlar arasındaki uynışum oranı genellikle duşuk olduğu için, bu ta-mlann güvenilirliği ve geçerliliği idien önemli bir problem teşkil eder (Clark & Hamson, 2001; Li-»esİcy, 2001; Trull & Durrett,
2005). Bu da, örneğin, üç farklı değerlendirme aracından yararlanan üç farklı araştırmacının önemli farklı karaktensiık özel-İder sergileyen bireylerden olu-tn gruplara dağınık ya da narsis-ok iuşıhk bozukluğu gibi belirli k» tanı koymasına yol açabilir.
bu durum da, farklı araş-‘•••nlann incelediği gruplara euketı venlmış olmasına
Kişilik bozukluklarının tanı kaıcgonlenvle ilgili sorunlardan bm. gözlemlenen avnı davranış-lann farklı kişilik bozukluklanvla ılışkılendın-lebılmcsı ama her bir bozuklukla farklı anlamlar ifade etmesidir Örneğin, kapalı pencereden dışarı bakan bu kadının davranışı ve yuz ifadesi, paranoid kişilik bozukluğunda görülen şüphecilik ve suçlanmadan kaçınma ile ılışkılendı-nlebıleceğı gibi, şızoıd kişilik bozukluğundaki arkadaş eksikliği ve sosyal olarak içe kapanma işareti de olabilir öte yandan, kaçınmacı kişilik bozukluğundaki reddedilme veya olumsuz değerlendınlme korkusuyla diğer insanlarla
karşın, araştırma sonuçlannm başka araştırmacılar tarafından çok cndtroj^ rak tekrarlanabileceği anlamına gelir (ömegın, Clark 6ı Hamson, 2001,
Tanıların güvenilirliği ile ilgili sorunlar göz önüne alındı(Çında gın, Clark. 2007; Clark & Harrison, 2001; Livesley, 2001; Trull & Ehırre^ 2005), son 20 yıl içensınde >Tjrütûlen çalışmaların büyük bir bölumuı^ kişilik bozukluklannın değerlendirilmesinde daha güvenilir ve doğru % temler geliştirmeye yönelik olması şaşırtıcı değildir. Çeşitli kuramalar k şilık bozukluklarının sınıflandırılmasında yaşanan sorunlan çözmek ıç| kişilik bozukluklarında görülen belirti ve ayırıcı özelliklenn değerlendin), meşine yönelik boyutsal sistemler geliştirmeye çalışmıştır (ömegın, Clarl( 2007; Livesley, 2001; Widiger & Trull, 2007). Bununla birlikle, kişilik Ixj. zukluklannın boyutsal olarak sınıflandırılmasında hâlen herhangi bir kuram diğerlerinden daha çok öne çıkmamıştır ve bazı araştırmacılar var obj birçok farklı yaklaşımı birleştirmeye çalışan bir yaklaşım benimsemiştir (örneğin, Markon, Krueger 6a: Watson, 2005; Widiger 6ı Simonsen, 2005 Wıdıger 6ı Trull, 2007).
En etkili modellerden biri beş-faktörlü modeldir. Bu model daha ör ce değindiğimiz normal kişiliğin açıklanmasında kullanılan beş-fakiorliı modele dayanır ve bireylerin beş temel kişilik özelliği puanlannın dejer lendırilmesi yoluyla araştırmacıların farklı kişilik bozukluklan arasındaki benzerlik ve farklılıkları anlamasına yardım etmeyi amaçlar (ömcjın Clark, 2007; Costa & Widiger, 2002; Widiger 6ı Trull, 2007). Kışilıkbo-zukluğu olan insanlar arasındaki sayısız farklılığı tam olarak değerlendirebilmek için beş temel kişilik özelliğinin her birinin altı farklı yönünü »a da alt bileşenini de ölçmek gerekir. Örneğin, nörotisizm özelliği allı farklı yönden oluşur: kaygı, öfke-duşmanlık, depresyon, benlik bilinci, tepkisellik ve incinebilirlik.
Her birinde yüksek düzeyde nörotisizm görülen farklı bireyler arasındi baskın yönler açısından büyük farklılıklar görülebilir -örneğin, kımılenıuk kaygı ve depresif düşünceler öne çıkarken, diğerlerinde benlik bilınave»■ cinebılirlik, kimilerinde de öfke-duşmanlık ve tepkisellik daha fazla göruk bilir. Dışadönuklük özelliği de şu altı yönden oluşur; sıcaklık, girginlik.j?* rişkenlik, etkinlik, heyecan arama ve olumlu duygular. Kişinin bu 30yomff her birinden aldığı puanların düşük mü, yüksek mi, yoksa ortalarda bir ver lerde mi olduğunu değerlendirdiğimizde, bu sistemin ne denli geniş mf'
PSM-IV-TR de hesaba katılan 10 kişilik bozukluğundan çok daha gcniş-kişilik önlntûsü kümesini göz önüne aldığını kolaylıkla görebılınz kişilik bozukluklannın anlaşılması zor vc çoğu zaman insanı çileden ^ıkının klinik özelliklerini ele alırken bu uyanlan sürekli aklımızın bir kö-jesındc canlı tutmamız gerekiyor. Bununla birlikte, burada yalnızca her bir kişilik bozukluğunun yalnızca bir prototipini açıkladığımızı unutmamakta di yarar var Gerçekte, beş-faktörlü kişilik bozukluktan modeli yaklaşımının ortaya koyduğu üzere, herhangi birisinin bu “ideaP tanımlamalara tam olarak uvduguna çok ender rastlanır.
Kişilik Bozukluklarının Nedenlerim İncelemenin Zorlukları Cofju kişilik bozukluğunda rol oynayan nedensel etkenler hakkında hilen fazla hır bilgimiz yok. Bunun nedenlerinden biri, kısmen, bu tip bo-:ukluklann yalnızca 1980 yılında DSM-IH’ün yayımlanmasından sonra murlı bir şekilde araştırmacıların ilgisini çekmiş olmasıdır ve kısmen de bu bozuklukların derinlemesine incelenmeye çok fazla açık olmamasıdır Kişilik bozukluklarını incelemede karşılaşılan en önemli sorunlardan biri, bu bozukluklarda görülen eşzamanlılık düzeyinin yüksek olmasıdır. Omegin, ayakta tedavi gören 900 psikiyatri hastası üzerinde yürütülen anştırmada hastaların %45’inin en az bir kişilik bozukluğu tanısına uygun olduğu ve bunların %60’ında birden çok, %25’inde de iki ya da daha [azla kişilik bozukluğu olduğu görülmüştür (Zimmerman ve diğerlen, 2005). Hastalardan oluşmayan bir örneklemde bile Zimmerman ve Cor-vdl (1989) bir kişilik bozukluğu olanların neredeyse %25’inin en az bir kişilik bozukluğu daha sergilediğini görmüştür (ayrıca bkz. Mattia & Zimmerman, 2001). Büyük orandaki bu eşzamanlılık, hangi kişilik bozukluğunda hangi nedensel etkenlerin rol oynadığını bulmaya yönelik çalışmalın daha da güçleştirir.
Sonuçlara ulaşmada karşılaşılan sorunlardan bin de araştırmacılann ılenyc yönelik çalışmalara daha çok güvenmesidir. Bu çalışmalarda katı-Inncı grupları, bir bozukluğun ortaya çıkmasından önce gözlemlenir ve belirli bir sûre boyunca hangi bireylerde sorunlar oluştuğu ve bunda hangi nedensel etkenlerin rol oynadığı incelenir. Günümüzde kişilik bozuk-luklan üzerine yürütülen ileriye dönük araştırmaların sayısı görece azdır. Çoğu araştırma zaten bozukluk sergileyen insanlar üzerinde yürütülmüş-
(y40JAMES N BUTCHER &r SUSAN MINEKA 6ı JİLL M
tür ve bu çalışmalardan bazıları daha önceki olayları anımsamaya geçmişe donuk çalışmalarken, bazıları da mevcut biyolojik, bılışs^j gusal ve kişiler arası işleyişi gözlemlemeye dayanır. Dolayısıyla, le ilgili öne sürülen bulgular, deneme niteliğindeki çalışmaların n olarak kabul edilmelidir.
DEĞERLENDİRME
1 Kişilik bozukluklarında yanlış tanılara sık rastlanması hangi uç denden kaynaklanır?
2. Kişilik bozuklukları üzerine araştırma yürütmede zorluklarla karjıjj^ şılmasınm nedenleri nelerdir?
A KÜMESİ KİŞİLİK BOZUKLUKLARI
Paranoid Kişilik Bozukluğu
Paranoid kişilik bozukluğu olan kişiler başkalarına karşı yaygın bir kuy kuculuk ve güvensizlik sergilerler ve bu da birçok kişiler arası zorluğa vol açar. Bu kişiler kendilerini suçsuz olarak görürler, kendi hatalan vc başarı sızlıklan için başkalarını suçlarlar -hatta işi başkalannın kötü emeller laşut gını düşünmeye dek vardırırlar. Bu tip insanlar kronik olarak gergin ve‘savunma” durumundadır, sürekli olarak kendileri üzerinde oyunlar oynandı gını düşünürler ve beklentilerini doğrulayacak ipuçlannı ararken aksı yöndeki tüm kanıtlan göz ardı ederler. Çoğu zaman arkadaşlann sadakan konu sunda endişelere kapılırlar, bu nedenle de başkalanna açılma konusunda fite ksizdirler. Genel olarak kinci davranırlar ve hakaretleri, ufak kusurlanlifi gışlamayı reddeder, hemen öfkeli tepkiler verir, bazen de şiddet ıçenklıdır ranışlar sergilerler (Bemstein & Useda, 2007; Oltmanns & Okada, 200t)i Paranoid kişilikleri olan insanların genellikle psikotik olmadığını unut mamak gerekir; yani, çoğu zaman gerçeklikle ilişkilerini yitirmezler li-nunla birlikte stresli dönemlerde geçici psikotik belirtiler scrgileycbılırlff (M.B. Miller ve diğerleri, 2001). Paranoid-şizofrenler de (bkz 1. Bölüm paranoid kişilikte görülen bazı belirtileri sergileyebilirler, ancak bu kişiler de gerçeklikten uzun süreli kopma, sanrı ve halüsinasyon gibi birçokbü ka sorun da gözlemlenir.
ANORMAL PSİKOLOJİ
P^ranoıd Kişilik Bozuklu^ ölçütleri
j fiışkalanna yönelik yaygın güvensizlik ve kuşku belirlilen (aşagıda-kılcrden en az dördü doğrultusunda):
(l)Aldatıldığına, zarar gördüğüne ya da istismar edildiğine yönelik vavgın kuşku.
I (2) Arkadaş ya da meslektaşlarla ilgili temelsiz sadakat ya da güven I kuşkuları.
I (3) Sadakat ya da güven kuşkulan nedeniyle başkalarına açılmada is*
, teksizlik.
(4)İyi niyetli söz ya da olaylarda alçaltıcı ya da tehdıtkâr gizli anlamlar aramak.
(5Kincilik; hakaret, yaralanma ya da önemsiz hasarları affetmeme.
(6)Kişiliğine ya da saygınlığına yönelik olarak algılanan saldırılara i öfkeli tepkiler göstermek.
I (7) Eş ya da cinsel partnerin sadakatinden tekrarlanan bir şekilde ! kuşku duymak.
I b Yalnızca Şizofreni, Psikotik Özellikli Duygu Durum Bozukluğu ya da I diğer psikotik bozukluklar sırasında ortaya çıkmaması.
' Kavntk DiügnostH and Statıstical Manual of Mmtal Dısorders, Texi Rrvısion, Fourth Edüıon (© jÛOO^ Amcnkân Psıkiyatn Birliği nin izniyle uyarlanmıştır
Nedensel Etkenler
Günümüzde paranoid kişilik bozukluğunun önemli nedensel etkenim konusunda çok az şey biliniyor. Bazıları, bu bozukluk ile şizofreni ırısmcla kısmi genetik aktarım kaynaklı bir bağlantı olabileceğim öne surmuş olsa da bu konuda yürütülen çalışmalar tutarsız sonuçlar vermiş kayda değer bir ilişki söz konusu olsa bile bunun güçlü bir ilişki olmadığı görülmüştür (Kendler, Czajkowski ve diğerleri, 2006, M.B. Miller ve (fagerleh, 2001). Paranoid kişilik bozukluğunun birincil özellikleri arasında olan yüksek düzeyde antagonizma (duşuk geçinilebilırlik) ve noro-’isızram (öfke-düşmanlık) genetik aktarım yoluyla ortaya çıkmasına neden olabilecek ortalama bir paranoid kişilik bozukluğu eğilimi söz konu-spot eşya fiyatları sundu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder